Çocukken çok enfes bir eğitim öğretim hayatı geçirdim. Bana çok büyük ehemmiyet vermiş, beni dikkate almış öğretmenlerim oldu. Henüz sümüklü burnum ve aklı başında olmayan yaşımla bunu bilmiyordum ama bu hayati derecede önemli olacaktı. “Dikkate alınmak” kisinin kendisine karşı tutumunu merhametli ve motivasyon verici bir hale getiriyordu veya mahvediyordu.


Çiçek gibi arkadaşlarım çiçek gibi öğretmenlerim oldu. Şimdi buraya bir tane öğretmenimin de başıma durup dururken basketbol topu fırlattığını ve bana hala unutamadığım bir şok yaşattığını da ekleyeyim.

Çünkü “Her şey çok güzeldi her şey çok pembeydi ve tenefüsde unicornlarla taso oynardık”a bağlamak aşırı samimiyetsiz olur. Birincisi hayat bu değil. Hiçbir zaman her şey efsane mükemmel değildi. Olmayacak.

Yazının devamı için tıklayın.