Hani adamların belinde taşıdığı silah onlara güven verir ya. Benim için de iletişim odur. Kâh beldeki silahtır kâh tereylemek kıl çekmektir. Ancak belli ki bu Türkiye’de böyleymiş.
Ah dostlarım büyük bir üzüntüyle itiraf etmeliyim ki yabancı dil konusunda teoride legendary pratikte beginner’ım. Şu an tam olarak düşmanla karşılaşıp mermisi biten bi eleman gibiyim. (Pubg için saygı duruşu.)
İngilizce okuyorum konuşuyorum eyvallah ama benim iletişimdeki rolüm isteklerini karşılama üzerine programlanmış bi mekanizma değil ki?
Espriler, şakalar, shell’ler neither’lar ve nor’lar heybetle havada uçuşmalı.
Kendini istediğin akışkanlıkta ifade edememek çok derin bi acıymış. 

Yazının devamı için tıklayın.